Manavgat Ünv Akdeniz Eylem Günü 2010

Aralık 18, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Akdeniz Üniversitesi (aü) Fen-edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Battal Çıplak, küresel ısınma nedeniyle dünyada 2100 yılı sonu itibariyle 6 derece, Türkiye’nin yer aldığı Akdeniz Havzası’nda ise 6 ile 12 derecelik sıcaklık artışının beklendiğini bildirdi.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği ile AÜ Manavgat Meslek Yüksek Okulunun düzenlediği ‘Akdeniz Eylem Günü 2010-İklim Değişikliklerinin Toros Dağları Biyolojik Çeşitliliğine Etkileri Çalıştayı’nda, ‘Küresel Isınmanın Biyolojik Muhasebesi’ başlıklı sunumu yapan AÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Battal Çıplak, son 500 yılda dünyanın ritmik olarak ısındığını ve soğuduğunu, yaklaşık 120 yılda bir iklimin ısınıp, tekrar soğuduğunu söyledi.

Bu ısınma ve soğumaya bağlı olarak canlıların çeşitli değişimler geçirdiğini ifade eden Çıplak, günümüzdeki iklimsel değişime insanların neden olduğunu kaydetti.

- AKDENİZ HAVZASI İÇİN RİSK-

Sanayi ve endüstri devrimiyle birlikte sera gazlarının salımı ile karbon emisyonu gibi nedenlerle 1950′li yıllardan bu yana sıcaklıkta hızlı artış görüldüğünü, son yıllarda da küresel iklim değişikliklerinin yoğunlaştığını kaydeden Çıplak, şöyle konuştu:

‘Küresel ısınma dünyanın çoğunluğunda görülüyor. Bazı yerlerde ise soğuma söz konusu. Türkiye’de de maksimuma yakın bir sıcaklık artışı olduğu görülüyor. Küresel ısınmanın en yoğun olduğu bölgedeyiz. 2100 yılı sonu itibariyle dünyada ortalama 6 derecelik sıcaklık artışı beklenirken, Türkiye’nin de yer aldığı Akdeniz Havzası’nda ise 6 ile 12 derecelik artışlar bekleniyor. Gelecekte sıcaklık artışı, enlem ve rakıma göre değişecek. Deniz seviyesinden çıktıkça, küresel ısınmanın etkisi daha da artacak.’

Küresel ısınmadan özellikle ılıman kuşaktaki coğrafyanın daha fazla etkilenmesinin beklendiğini ifade eden Çıplak, Türkiye’yi etkileyecek küresel ısınma nedeniyle Toros Dağları’nın yapısında da farklılıklar olacağını söyledi.

- ’2-3 DERECELİK ARTIŞLAR ÇOK CİDDİ’

Toros Dağları’nın çok verimli su kaynakları ile endemik bitki ve zengin canlı türlerini barındırdığını kaydeden Çıplak, ‘Küresel ısınma tatlı su kaynaklarını ciddi anlamda etkilemektedir. Dağ buzul kütleleri tatlı su kaynaklarının temel unsurudur. Erime ile tatlı su kaynaklarında sıkıntı ortaya çıkacaktır. Dünyada çoğu yerlerde ısınma nedeniyle erime görüyoruz’ dedi.

Isınmanın biyolojik muhasebesini yaparken 2-3 derecelik önemsenmeyen artışların temel nokta olduğunu ve bunun gözönünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Battal Çıplak, sözlerini şöyle sürdürdü:

’2-3 derecelik ısınma çok önemli görülmeyebilir, ama yaşanan ısınma ileri süreçte daha yoğun olumsuz etkilere neden olacaktır. Bu derecedeki artışlar çok ciddi bir olaydır. Canlıların yaşam alanlarıyla ilgili sorunlar yaşanacak. Mutasyonlar olacak, yok olmalar meydana gelecek. Sıcaklık değişim miktarı çok önemlidir ve çok kısa sürede meydana gelmektedir. Sıcaklık Akdeniz Havzası’nda kuraklığa neden olacaktır. Kuraklık nedeniyle Cebelitarık Boğazı kapatılırsa, 10 bin yılda Akdeniz’in kuruyacağı hesaplanmaktadır.’

Türkiye’nin biyolojik zenginliğinin Anadolu’nun dağlarında yer aldığını, biyolojik zenginliği sağlayan endemik türlerin de Orta ve Doğu Toroslar’da yoğunlaştığını belirten Çıplak, türlerin korunması için strateji ve veri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çıplak, sözlerini şöyle tamamladı:

‘Her yüz türün 83′ü dünyada sadece bu noktalarda bulunuyor. Türlerin tamamı neredeyse buraya özgüdür. Bu türleri korumak hiç kolay değil, çok zor ve maliyetlidir. Dünyanın sahip olmadığı bir biyolojik çeşitliliğe sahibiz. Ne yazık ki birçok türün dağılımı, endemik yapısını tahlil etmiş değiliz. Türkiye’nin 11 bin bitki türüne sahip olduğu biliniyor. Hayvan ve diğer canlı türlerinin oranını ise henüz bilmiyoruz. Tahminlere göre, Anadolu’daki biyolojik çeşitliğin ve endemik türlerinin oluşumu, dünyadaki buzul dönemle ilgilidir. Soğuma dönemlerinde birçok canlının sığındığı yer Anadolu’dur. Bu türleri korumak için strateji geliştirmez gerekiyor.’

- DOĞAL ENERJİ KAYNAKLARI KULLANILMALI-

AÜ Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi de ‘Akdeniz’in Doğa Koruma Stratejisi’ adını verdiği sunumunda, küresel ısınmanın medya aracılığıyla kullanılarak, güneş pilleri kullanımı gibi bazı kesimlere rant kazandıracak yeni gelir kaynakları yaratabileceğini savundu.

Küresel iklim değişikliği etkilerinin azaltılması için doğal enerji sistemlerinin kullanılması gerektiğini, Türkiye’nin de elinde özellikle Toros Dağları’ndaki ormanları bulunduğunu belirten Neyişçi, şöyle konuştu:

‘Ormanlar yenilenebilir ve en temiz enerji kaynaklarıdır. Hiçbir bilim adamı, sivil toplum kurulu bundan söz etmiyor. Oysa ki gelişmiş ülkeler odun enerjisinden çok büyük ölçüde yararlanıyorlar. Bize ait bir kaynaktır. Türkiye’nin her coğrafyasında rahatlıkla bulunabilecek bir enerji kaynağıdır. Tek enerji kaynağıdır. Çevre üzerinde de çok olumlu etkisi vardır. Ormanlar insan olmadan da 9 ile 25 yıl arasında yanıyor. Yangından korkmamak lazım. Orman ve yangın arasındaki ilişkiyi anlamadığınız sürece yangınlarla mücadele giderek masraflı hale gelir. Ormanları yıkıcı yangınlar olmadan, yangını da kullanarak çok daha beşeri kullanırsınız. ‘Yangın iyidir’ demiyorum. Ekosistemi, ormanı anlamalıyız. Yaşlı ormanlar yandığı sürece hiçbir kaybınız yok. Yangına neden olan ve hızlandıran yaşlı ormanları kontrollü yakma yöntemiyle daha büyük felaketlerin önüne geçebiliriz. Küresel iklim değişikliklerine yönelik tedbir için bu yöntemi tartışmaya açmalıyız.’

AÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Mustafa Gökçeoğlu da sunumunda, istilacı olarak adlandırılan başka bitkileri yok eden doğadaki bitki türleri hakkında bilgiler aktardı.

Çabuk üreyip, kötü şartlara dayanabilen, tohumlarıyla birlikte hızla yayılabilen istilacı bitki türlerinin başka bitkilerin yaşam hakkını elinden aldığını belirterek, peyzajcıların bitki türlerinin özelliklerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Gökçeoğlu, alabalığın bazı türlerinin de diğer canlıları yok etme özelliği nedeniyle istilacı türler arasında yer aldığını bildirdi.

AÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu da iklim değişikliklerinin, su kaynaklarındaki kirlilik artışı ile farklı türlerdeki balık göçleriyle su ürünlerine yönelik olumsuz etkilerini anlattı. Gökoğlu, göçlerle gelen Türkiye’deki balon balığı gibi zehirli balık türleri, deniz kestanesi artışı ve sünger ölümlerinin de küresel ısınma ve kirlenmenin etkileri arasında yer aldığını söyledi.

Kaynak: ANTALYA (Anadolu Ajansı)

Antalya’nın ilçesi Manavgat’ta Cuma Namazı Çıkışında 15 Bin Kase Aşure Dağıtıldı

Aralık 18, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Antalya’nın Manavgat İlçesinde Cuma Namazı Çıkışı Camilerde 15 Bin Kase Aşure Dağıtıldı.

Antalya’nın Manavgat ilçesinde cuma namazı çıkışı camilerde 15 bin kase aşure dağıtıldı. Cuma namazı çıkışında Side Belediyesi, Side Fatih Camii ile hayırseverler Külliye ve Hacı Kasapoğlu Camii’nde aşura dağıtımı yapıldı.

Aşure dağıtımına Side Belediye Başkanı Abdulkadir Uçar, Başkan Yardımcısı Ali Özdemir, Mehmet Çardak, Mustafa Gülcü, Oymapınar Belediye Başkanı Tevfik Güven, Manavgat Müftüsü Halil Taş, eski Manavgat Belediye Başkanı Zeynel Şenol, hayırsever işadamı Ömer Kasaoğlu, oda ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri katıldı. Oymapınar Belediye Başkanı Tevfik Güven, Manavgat’ta Muharrem ayında evlerde aşure yapma ve dağıtmanın asırlık gelenek olduğunu belirtti. Hayırsever işadamı Ömer Kasapoğlu, her yıl muharrem ayında merhum babaları Rıza Kasaoplu adına aşure dağıtımı yaptıklarını kaydetti. Manavgat Müftüsü Halil Taş, Anadolu insanının muharrem ayında aşure dağıtımını asırlardır gelenek haline getirdiğini belirtti. Taş, aşurenin içindeki çeşitliliğinde olduğu gibi aynı zamanda birlik ve beraberliğin sembolü olduğunu kaydetti.

Kaynak: (Cihan Haber Ajansı)

Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu

Okulumuz- Tarihce ve Fotoğraflar
Kızılot Ahmet Yaşar lköğretim Okulunun Tarihi Gelişimi İlk kez 1940 yılında eğitmenli olarak okul açılmıştır.Burada Kızılot’un yerlisi Mestan EMEK çalışmıştır.1945 yılında okul binası yapılmış ve 1946 yılında öğretmenli olarak faaliyete geçmiştir.Bunun yanında 1985 yılında Taşlıca mahallesine(şu anki okulun bulunduğu yerde)3 derslikli okul açılmış ve eğitim öğretime başlamıştır.Daha sonraki yıllarda merkezdeki okul (30/09/1991)taşımalı pilot bölge seçildiği için Taşlıca ve Mısırlar mahallelerindeki okullar kapatılarak merkezdeki okulda normal eğitime geçilmiştir.
2001 yılında hayırsever bir vatandaş olan Ahmet Yaşar tarafından 8 yıllık okul inşaatına başlanmıştır.2009-2010 eğitim –öğretim yılında okulumuz Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu olarak eğitim-öğretime başlamıştır.
Okulumuza Çenger ve Uzunkale köylerinden taşımalı öğrenci gelmektedir.
Okulumuzun resmi açılışı 24 Kasım 2010 tarihinde sayın Meclis Başkanımız Mehmet Ali Şahin tarafından
gerçekleştirilmiştir.

Okulumuzun açıldığı günden bu yana hızlı bir şekilde eksikler tamamlanmış,şu an itibariyle her sınıfta bilgisayar ve çoğu sınıfta da projeksiyon bulunmaktadır.En yakın zamanda bütün sınıflar projeksiyona kavuşacaktır.Okulumuzda kablosuz internet erişimi mevcuttur.

1 yıl içinde okulumuzun bahçesindeki ağaçlar ve çit bitkileri de büyümüş ve okulumuzun bahçesi güzelleşmiştir.

Kısaca okulumuz her gün daha da modern ve daha donanımlı hale gelmektedir.Ayrıca bir çok branşta öğretmen açığı da giderilmiştir.

Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu

Kızılot Beldesi- Manavgat / ANTALYA

Tel : 0242 / 748 28 66 – 748 20 06

E-mail :971893@meb.k12.tr

Antalya’nın Manavgat ilçesi Dolbazlar Köyünde Öğrenciler Tahliye Edildi

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Antalya’nın Manavgat ilçesinde dün akşam saatlerinden bu yana devam eden aşırı yağış sonucu taşkın suları altında kalan Dolbazlar Köprüsü’nde minibüste mahsur kalan öğrenciler, jandarma ve belediye ekiplerince tahliye edildi.

Edinilen bilgiye göre, aşırı yağış nedeniyle Manavgat’a bağlı Dolbazlar köyünde Naras deresinin yükselmesi üzerine köprü üzerinde taşkın meydana geldi. Akşam saatlerinde Manavgat’tan Dolbazlar köyüne dönen öğrenci servisi Dolbazlar Köprüsü’nde mahsur kaldı.

Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, yaptığı açıklamada, öğrencilerin Manavgat İlçe Jandarma ve Manavgat Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildiğini, minibüsün ise kepçe ile çekildiğini söyledi.

Vatandaşları aşırı yağış sonucu oluşabilecek sel ve su baskınlarına karşı uyaran Kaymakam Türkoğlu, özellikle Manavgat Irmağı kenarında ev ve iş yerleri bulunanların gerekli önlemleri almalarını istedi.

Manavgat Irmağı’nda su seviyesinin saniyede 860 metreküp olduğunu belirten Türkoğlu, DSİ yetkililerinin gece boyunca çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.

Bu arada Antalya’nın Akseki ilçesinde dört gündür devam eden şiddetli yağış sonucu Devlet Hastanesinin bahçesini su bastı.

Şiddetli yağışın derelerinde taşırması sonucu Akseki Devlet Hastanesinin çevresinde bulunan istinat duvarı yıkıldı. Dere yatağından hastane bahçesine dolan su ise baskına neden oldu. Su baskını nedeniyle hastaneye giriş çıkışlar zorlukla yapıldı.

Kaynak: (Anadolu Ajansı)

Manavgat’ta Şiddetli Yağış 10 Oteli Su Bastı

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde şiddetli yağış nedeniyle Ilıca ve Evrenseki derelerinin taşması sonucu, bir bölümü inşaat halinde, bir bölümü de kış sezonu dolayısıyla kapalı olan 5 Yıldızlı 10 otelin bahçesini ve alt katlarını su bastı.

Manavgat ve beldelerinde, dün akşam saatlerinden beri devam eden şiddetli yağış nedeniyle birçok tarım arazisi, sera ve 5 Yıldızlı 10 oteli su bastı. Ilıca ve Evrenseki derelerinin taşması sonucu Ilıca- Evrenseki- Çolaklı- Gündoğdu beldelerini birbirine bağlayan turizm yolu tamamen trafiğe kapanırken, bölgede bulunan bazıları inşaat halinde olan bazıları da kış nedeniyle kapalı olan 10 oteli ise su bastı. Otel inşaatlarında çalışan işçiler, Antalya İl Afet Komitesi’nin iki ayrı ekibi, Manavgat Kaymakamlığı ve belde belediye itfaiyesi tarafından tahliye edildi. Aşırı yağış nedeniyle ilçeye bağlı Kalemler Köyü’nde mahsur kalan 2 çoban da itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

Hocalar Köyü’nü D- 400 Karayolu’na bağlayan yol da sel taşkını nedeniyle 4 saattir trafiğe kapalı. Naras Deresi’nden gelen yüksek seviyedeki suyun ise Manavgat Irmağı’na ulaşması nedeniyle ırmakta yükselme meydana geldi. Manavgat ve Oymapınar barajlarında su seviyesinin yükselmesi nedeniyle herhangi bir tehlikeye karşı önlem amaçlı su bırakılmaya başlandı.

Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu ile Evrenseki Belediye Başkanı AK Parti’li Recep Barut, sel basan otelleri ziyaret ederek incemelerde bulundu. Halkı sel ve aşırı yağış nedeniyle uyaran Türkoğlu, özellikle Manavgat Irmağı kenarında ev ve işyerleri bulunanların gerekli önlemleri alarak, dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

Diğer yandan, Evrenseki ve Ilıca beldelerine sabah saatlerinde dolu yağdı. Dolu nedeniyle Manavgat- Antalya karayolu beyaza büründü.

Kaynak: (Doğan Haber Ajansı)

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Şiddetli Yağış

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Antalya’nın Manavgat ilçesinde dün akşam saatlerinden bu yana devam eden aşırı yağış sonucu taşkın suları altında kalan Dolbazlar Köprüsü’nde minibüste mahsur kalan öğrenciler, jandarma ve belediye ekiplerince tahliye edildi. Edinilen bilgiye göre, aşırı yağış nedeniyle Manavgat’a bağlı Dolbazlar köyünde Naras deresinin yükselmesi üzerine köprü üzerinde taşkın meydana geldi. Akşam saatlerinde Manavgat’tan Dolbazlar köyüne dönen öğrenci servisi Dolbazlar Köprüsü’nde mahsur kaldı. Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, yaptığı açıklamada, öğrencilerin Manavgat İlçe Jandarma ve Manavgat Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildiğini, minibüsün ise kepçe ile çekildiğini söyledi. Vatandaşları aşırı yağış sonucu oluşabilecek sel ve su baskınlarına karşı uyaran Kaymakam Türkoğlu, özellikle Manavgat Irmağı kenarında ev ve iş yerleri bulunanların gerekli önlemleri almalarını istedi. Manavgat Irmağı’nda su seviyesinin saniyede 860 metreküp olduğunu belirten Türkoğlu, DSİ yetkililerinin gece boyunca çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.

- AKSEKİ’DE HASTANE BAHÇESİNİ SU BASTI-

Bu arada Antalya’nın Akseki ilçesinde dört gündür devam eden şiddetli yağış sonucu Devlet Hastanesinin bahçesini su bastı. Şiddetli yağışın derelerinde taşırması sonucu Akseki Devlet Hastanesinin çevresinde bulunan istinat duvarı yıkıldı. Dere yatağından hastane bahçesine dolan su ise baskına neden oldu. Su baskını nedeniyle hastaneye giriş çıkışlar zorlukla yapıldı.

Akseki Belediye Başkanı Mehmet Gölcü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ‘Bugüne kadar görmediğimiz derecede şiddetli şekilde yağmur yağdı. Dere yatağının taşmasıyla istinat duvarı yıkıldı ve su devlet hastanesinin bahçesini bastı. Yağış durunca gerekli çalışmaları yapacağız’ dedi.

Kaynak: ANTALYA (Anadolu Ajansı)

Manavgat’ta Kosgeb, Selden Zarar Gören İşletmelere 100 Bin Liralık Kredi Desteği Verecek

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Antalya’nın Manavgat ilçesinde selden zarar gören işletmelerin, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB)’nin Acil Kredi Faiz Desteği’nden yararlanabileceği belirtildi.

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Dr. Şükrü Vural, yaptığı yazılı açıklamada, bölgede sel ve su taşkınından zarar gören işletmelerin KOSGEB’in sağladığı 100 bin liralık Acil Kredi Faiz Desteği’nden yararlanabileceğini kaydetti.

Son dönemdeki yağışların ardından oluşan selin, bölgeyi olumsuz etkilediğini vurgulayan Vural, sel ve su taşkınları yüzünden bölgede önemli ölçüde maddi zarar oluştuğu hatırlattı.

İşletmelerin kredi desteklemesinden yararlanabilmesi için KOSGEB Veri Tabanı’na kayıtlı olması gerektiğinin altını çizen Vural, veri tabanına kayıtlı olan işletmelerin selden zarar gördüklerini resmi kurumlardan alacakları belgelerle ispatlamaları durumda bankadan kredi çekebileceklerini ifade etti.

Vural, “İşletmelerin bankadan çekecekleri kredi faizinin tamamı KOSGEB tarafından karşılanacak. Kredinin 6 ayı ödemesiz, kalanı ise eşit taksitlerle ödemeli olmak üzere toplam 24 aydır. Selden zarar görüp Acil Kredi Faiz Desteği’nden yararlanmak isteyen işletmeler zarar gördüklerini ispatlayan belgelerle MATSO hizmet binasında bulunan KOSGEB Manavgat Sinerji Odağı’na başvurmaları gerekiyor. ” dedi.

Kaynak: Cihan Haber Ajansı

Antalya’nın Manavgat Kızılot Beldesini Sel Vurdu

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Manavgat ilçesinde yağmurun etkisi azalırken evleri ve arazileri su basan köylerde suların çekilmesi ile hayat normale dönmeye başladı. Kaymakam Türkoğlu suların çekilmesi ile hasar tespit çalışması yapacaklarını söyledi.
Antalya´nın Manavgat İlçesinde etkili yağışlar sonrasında taşkın meydana gelen 3 köyde suların çekilmesi ile hayat normale döndü. Dün Karpuz çayının taşması sonucu Manavgat´a bağlı Hacıobası, Karaöz köyü ve Kızılot beldesinin bir bölümünde taşkın meydana gelirken bazı evleri su basmış, iki araçta su içerisinde kalmıştı. Hacıobası köyünde su basan evlerden bazı vatandaşlar ve bir köpeği botlarla kurtarılmıştı. Köyde bulunan birçok sera ve araziler tamamen sularla kaplanmıştı. Bu gece yarısından itibaren suların çekilmesi ile hayat normale dönmeye başladı. Hacıobası köyünde evlerini su basan vatandaşlar evlerine yeniden yerleşirken su içerisinde kalan araçlarda çıkarıldı. Manavgat Tarım ilçe Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından sera ve arazilerin bazılarında hasar tespit çalışmaları yapıldı. Hacıobası köyünde evini ve arabası sular içerisinde kalan Halil İbrahim Kaya suların çekilmesi sonrasında sadece tarım arazilerinde hasar tespit çalışması yapılmasını eleştirerek, evine yerleşmesi ve arabasının çıkarılması ile bu işin bitmediğini söyledi. Yaşanan su taşkının bir afet olduğunu belirten Kaya yetkililerden kendileri ile ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Kaya ”Evlerde ve araçlarda yaşanan hasarlar için tespit çalışması yapılmadı” dedi. Yetkilerden karpuz çayını ıslah etmelerini, isteyen Kaya her yağmurda aynı korkuyu yaşamak istemediklerini söyledi.
Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu köylerde yaşanan su baskınlarında can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu belirterek yağmurların devam etmesi nedeniyle hasar tespit çalışmalarının yağmurların durması ile başlayacağını söyledi. Manavgat Tarım İlçe Müdürü Hakan Eski İse su basan arazi ve seraların bazılarında hasar tespit çalışması yaptıklarını belirterek suların çekilmesi ile zarar gören tüm arazi ve seralarda hasar tespit çalışması yapacaklarını söyledi.

Kaynak: Nehir Gazetesi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Hacıobası ve Karaöz Köyü Sele Teslim

Aralık 17, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Yoğun yağışlar sonucu Karpuz Çayının ve Nifrit Çayını besleyen Değirmen, Aliboğlu ve Gökgöğet derelerinin taşması, Hacıobası ve Karaöz Köylerinin su aktında kalmasına neden oldu. Her iki köydede tarım arazileri sular altında kalırken büyük miktarda maddi zararın meydana geldiği belirtildi. Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu, yağışların devam etmesi halinde, Antalya-Konya ve Manavgat-Alanya karayolunun trafiğe kapatılabileceğini söyledi.
Hacıobası Sele Teslim
Karpuz Çayının taşması sonucu Hacıobası köyü ile Kızılot beldesinde bazı evleri su bastı, tarım alanları sular altında kaldı. Hacıobası köyünde alt katını su basan bir evde mahsur kalan vatandaşla köpeği, jandarma tarafından botla kurtarıldı.
Evini su basan Halil İbrahim Kaya, evinin yanı sıra otomobilinin de sular altında kaldığını belirterek, ´´Taşkının sebebi Karpuz Çayının ıslah edilmemesidir. Yıllardır bu çileyi çekiyoruz. Dilekçe vermemize rağmen yetkililer, Karpuz Çayını ıslah etmediler´´ dedi.
Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu´da gazetecilere yaptığı açıklamada, ´´Yağışın bu hızla devam etmesi halinde Antalya-Konya ve Manavgat-Alanya karayolunu gece saatlerinde geçici süreyle trafiğe kapatabiliriz´´ dedi.
Manavgat Irmağında taşkın riski olmadığını belirten Kaymakam Türkoğlu, bazı köylerde taşkınların meydana geldiği söyledi. Kaymakam Türkoğlu, Meteorolojiden alınan bilgiye göre, saat 03.00´e kadar yağmurun şiddetli şekilde devam edeceğine işaret ederek, Karpuz ve Alara çaylarında da suların yükseldiğini bildirdi.
Hacıobası Köyü Muhtarı Hasan Ali Gül de Karpuz Çayının taşması sonucu beş evin yanı sıra tarlaların ve seraların sular altında kaldığını, evin üst katlarına sığınan bazı vatandaşları botlarla kurtardıklarını söyledi. Sular altında kalan iki otomobili sel sularının sürüklememesi için halatlarla bağladıklarını anlatan Muhtar Gül, Kızılot beldesi sınırları içerisinde bulunan ATO sitesinin büyük bölümünün de sular altında kaldığını bildirdi.
Manavgat Kaymakamı Hacı İbrahim Türkoğlu´da, yağışın bu şekilde devam etmesi halinde Antalya-Konya ve Manavgat- Alanya karayolunun gece saatlerinde trafiğe kapanabileceğini söyledi. Manavgat Irmağında taşkın riski olmadığını belirten Kaymakam Türkoğlu bazı köylerde taşkınların meydana geldiği söyledi. Gece saat 03.00 sularına kadar yağmurun şiddetli şekilde devam edeceği belirten Türkoğlu ”Karpuz ve Alara çaylarında suların yükseldi. Vatandaşarın dikkatli ve tedbirli olamaları için uyarıyorum. Karpuz çayının yükselmesi nedeniyle Hacıobası köyünde bazı evler ve araziler de su taşkını oluştu. Yağışın devam etmesi halinde D400 karayolu ve Antalya-Konya karayolu geçici olarak trafiğe kapatabiliriz. D400 yolunda bulunan ATO sitesi ve Hacıobası köyünde su taşkını olan evlerdeki vatandaşlarımız jandarma ve vatandaşların yardımı ile kurtarıldı” dedi
Karaöz Köyünde Ekili Alanları Sular altında
Manavgat´a Bağlı Karaöz Köyünde aşırı yağışlar nedeniyle köyün içinden geçen ve Nifrit deresini besleyen Değirmen, Aliboğlu ve Gökgöğet derelerinin taşması sonucunda yüzlerce dönüm ekili alan sular altında kaldı. Karaöz Muhtarı Mustafa Yıldırım, Nifrit deresini besleyen üç derenin her yıl aşırı yağışlardan dolayı taştığını belirterek taşma nedeninin dere yataklarının yeterince temizlenmemesinden kaynaklandığını söyledi. Karaöz köyü muhtarı Mustafa Yıldırım açıklamasında:” Köyde bulunan 3 derenin en büyü Değirmen deresidir. Bu dere üç dere ile birlikte Nifrit Deresini besliyor. Bu üç dere köyün hemen altında birleşiyor. Buradaki problem ağaç ve kuru otların temizlenmemesinden dolayı yaşanan taşkınlardır. Bu derelerin bir an önce islahının yapılmasını istiyoruz. Aşırı yağışlardan dolayı bugün köyümüzde 7 eve sel suyu girdi. Ayrıca 400 dönüm ekili alanda sular altında kaldı” dedi. Köy halkından Süleyman Kılınç ve oğlu Ahmet Kılınç ise, yaklaşık 5 dönüm arazilerinde ekili bulunan lahana, brokoli, patlıcanların sular altında kaldığını belirtirlerken:” Bu derelerin mutlaka genişletilmesi lazım. Kaymakamın bu dereleri gelip mutlaka görmesi lazım. Biz her yıl bu ızdırabı çekiyoruz. Bu dereler her yağıştan sonra Manavgat ırmağından bile hızlı akıyor. Onun için bir an önce islah edilmesini istiyoruz” dediler. Öte yandan tıkanan dereler DSİ yetkilileri tarafından dozerlerle açıldı.

Kaynak: Nehir Gazetesi

Matso, Badak’ın Hızlı Tren Projesine Antalya’da Destek Verdi

Aralık 10, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Matso, Badak’ın Hızlı Tren Projesine Destek Verdi
Araç çiziklerinde son teknoloji! Tıklayın
Manavgat Ticaret ve Sanati Odası (MATSO), AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak’ın gündeme getirdiği ‘Hızlı Tren Projesi’ne destek verdi.

MATSO Başkanı Dr. Şükrü Vural, projenin hayata geçirilmesi için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesini istedi. Ülke turizminin göz bebeği Antalya’nın ulaşım sorununun halen ön planda yer aldığının altını çizen Vural, bu bağlamda aynı sorunun Manavgat için de geçerli olduğunu kaydetti. Vural, turizmde uluslararası kimliğe de sahip olan Antalya ve Manavgat’ın, turizm sezonu boyunca ulaşımda yoğun bir kara yolu trafiğine sahip bulunduğunu belirtti. Ulaşımda tek alternatifin kara yolu olmasından ötürü her yıl maddi ve manevi kayıpları beraberinde getirdiğini belirten Vural, Manavgat’ın ülkenin 4 bir yanı bağlantılarının güçlendirilmesi, iç bölgelerle olan mesafelerin kısaltılması, zaman ve maddi kaybın önlenmesi, ilçe ekonomisinin canlanması ve Anadolu’yla buluşması için yeni ulaşım hatlarına acil ihtiyacın olduğunu ifade etti. Vural, “Antalya ve Manavgat turizminin daha hızlı bir şekilde Anadolu’yla buluşturulması noktasında yeni ulaşım hatlarına ihtiyacımız var. Bu bağlamda Milletvekili Sadık Badak, Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin Eskişehir-Afyonkarahisar-Isparta-Burdur ve Antalya hattının yanısıra Antalya-Manavgat-Konya ve Ankara şeklinde ikinci bir hattın açılmasını gündeme getirmiştir. Açılacak olan U şeklindeki hızlı tren hattıyla Eskişehir ve Ankara’nın Antalya ve İstanbul’a bağlanacağı belirtiliyor. Projenin hayata geçilmesiyle Anadolu şehirlerinin başkent Ankara’nın kente gelen turistlerle ciddi oranda yararlanacağı ve tanıtımlarla büyük katkı yapacağı öngörülüyor. Bu proje aynı zamanda İstanbul ve Antalya’ya gelecek turistlerin kısa zamanda Anadolu kentlerine turlar gerçekleştirmesini sağlayacaktır.” diye konuştu.

Kaynak: (Cihan Haber Ajansı

Manavgat’ta Kaliteli Defne Üretimi Başladı

Aralık 10, 2010 Yazan  
Katagori Manavgat Haberleri


Manavgat Orman İşletme Müdürü Ali Bahşi, Dünya Defne İhtiyacının Yüzde 80′ni Türkiye’nin Karşıladığını, Bunun da En Önemli Yetişme Üretim Merkezinin Manavgat Olduğunu Söyledi

Manavgat Orman İşletme Müdürü Ali Bahşi, dünya defne ihtiyacının yüzde 80′ni Türkiye’nin karşıladığını, bunun da en önemli yetişme üretim merkezinin Manavgat olduğunu söyledi. Antalya Orman Bölge Müdür Recep Kaşan, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Ali Yıldırım ve Manavgat Orman İşletme Müdürü Ali Bahşi ile birlikte Yaylaalan köyünde yapılan defne rehabilitasyon sahalarında incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından çalışmalarla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Manavgat Orman İşletme Müdürü Ali Bahşi, bölgede 2006 yılından bu yana defne yaprağıyla ilgili bin 47 hektar sahada çalışma yapıldığını söyledi. Bölgede yaklaşık 300 hektar bozuk defne sahasında da iyileştirme çalışmalarına başlanıldığını dile getiren Bahşi, ‘Bu sahalarda iyileştirme çalışmalarına başlanmış olup kalan sahalarında yaz aylarından önce bitirilmesini hedefliyoruz’ dedi.

- YÜZDE 80′İ TÜRKİYE’DE ÜRETİLİYOR-

Dünya defne yaprağı ihtiyacının yüzde 80′ini Türkiye’nin karşıladığını altını çizen Bahşi, ‘Ülkemizin dış ülkelere ihraç edilen odun dışı orman ürünlerinin başında gelen defne, en büyük yayılışını da ülkemizde göstermektedir. Bunun önemli yetişme ortamları da Manavgat’ın Yaylalan, Sırtköy, Sevinç ve Tilkiler köyleridir. Çalışmalar tamamlanıp beklenen seviye elde edildiğinde bölgedeki verimin 15-20 kat daha artmasını bekliyoruz’ diye konuştu. Defne üretiminin yöre halkına da büyük katkı sağladığını ifade eden Bahşi, şöyle konuştu: ‘Bölgemizde 2009 yılına kadar yılda ortalama 110 ton kuru defne üretimi yapılmıştır. Ancak 2009 yılında yapılan çalışmalar sonucu vatandaşların kendi tarlalarında yetiştirdikleri hariç ormanlık alandan 423 ton kuru defne yaprağı üretimi gerçekleşmiştir. 1 kilogram kuru defne yaprağı 3 TL – 5 TL hatta daha fazlaya bile satılabilmektedir. 3 TL’ye satıldığını düşünsek bile yöre halkının 423 tondan kazandığı 1 milyon 200 bin ile 1 milyon 300 bin TL’dir. Yani bir aylık çalışma sonucu elde edilen bu miktar çok büyük bir katkıdır.

Defne yaprağı, yemeklere lezzet vermek amacıyla kullanıldığı gibi tıbbi etkileri de bulunmaktadır. Defne yaprağı çay ve natürel ilaç yapımı ile çorba, balık, et gibi yemeklere koku vermek için kullanılır. Avrupa’ya ihraç edilen defne yaprağı ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. Defne meyvelerinden elde edilen defne yağı antiseptik özelliğe de sahiptir.’

Bu sahaların çok iyi korunması gerektiğini belirten Bahşi, köylülerden ve çobanlardan üretim sahalarının koruması için destek beklediklerini kaydetti.

Kaynak: ANTALYA (Anadolu Ajansı)