Kızılot ilköğretim Okulu
Mart 13, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot ilköğretim okulu
Okulumuz- Tarihce ve Fotoğraflar
Kızılot Ahmet Yaşar lköğretim Okulunun Tarihi Gelişimi İlk kez 1940 yılında eğitmenli olarak okul açılmıştır.Burada Kızılot’un yerlisi Mestan EMEK çalışmıştır.1945 yılında okul binası yapılmış ve 1946 yılında öğretmenli olarak faaliyete geçmiştir.Bunun yanında 1985 yılında Taşlıca mahallesine(şu anki okulun bulunduğu yerde)3 derslikli okul açılmış ve eğitim öğretime başlamıştır.Daha sonraki yıllarda merkezdeki okul (30/09/1991)taşımalı pilot bölge seçildiği için Taşlıca ve Mısırlar mahallelerindeki okullar kapatılarak merkezdeki okulda normal eğitime geçilmiştir.
2001 yılında hayırsever bir vatandaş olan Ahmet Yaşar tarafından 8 yıllık okul inşaatına başlanmıştır.2009-2010 eğitim –öğretim yılında okulumuz Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu olarak eğitim-öğretime başlamıştır.
Okulumuza Çenger ve Uzunkale köylerinden taşımalı öğrenci gelmektedir.
Okulumuzun resmi açılışı 24 Kasım 2010 tarihinde sayın Meclis Başkanımız Mehmet Ali Şahin tarafından
gerçekleştirilmiştir.
Okulumuzun açıldığı günden bu yana hızlı bir şekilde eksikler tamamlanmış,şu an itibariyle her sınıfta bilgisayar ve çoğu sınıfta da projeksiyon bulunmaktadır.En yakın zamanda bütün sınıflar projeksiyona kavuşacaktır.Okulumuzda kablosuz internet erişimi mevcuttur.
1 yıl içinde okulumuzun bahçesindeki ağaçlar ve çit bitkileri de büyümüş ve okulumuzun bahçesi güzelleşmiştir.
Kısaca okulumuz her gün daha da modern ve daha donanımlı hale gelmektedir.Ayrıca bir çok branşta öğretmen açığı da giderilmiştir.
Kızılot Ahmet Yaşar İlköğretim Okulu
Kızılot Beldesi- Manavgat / ANTALYA
Tel : 0242 / 748 28 66 – 748 20 06
Kızılot Manavgat
Mart 13, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot inşaat emlak
Emlak Durumu : Satılık
Emlak Tipi : Arsa / Tarla
Kimden : Sahibinden
Büyüklük : 5396 metrekare
Fiyat : 2000000 YTL
Emlak Adresi : KIZILOT BELDESİ / MANAVGAT / ANTALYA
Semt : KIZILOT BELDESİ
İlçe : Manavgat
İl (Şehir) : Antalya
Özellikler : SAHİBİNDEN DENİZ KENARINDA OTEL VE VİLLA YAPIMINA UYGUN 5396M2 TOPLU ARSA.AZDA OLSA PAZARLIK PAYI VARDIR.
İrtibat: Yusuf Muku
Telefon:0539 305 6666
Alkışlar Kızılot Belediyesi’ne!
Mart 13, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot Belediyesi

Kızılot’ta belediye, nesli tükenmekte olan Caretta Caretta’ların yumurtlama döneminin güvenli geçmesi için sahillerde bulunan yuvaları koruma altına aldı.
Kızılot beldesinde, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da sahilde deniz kaplumbağaları Caretta Carettalar’ın yumurta bıraktığı yerler belirlenerek özel önlemle korumaya alındı. Kızılot Belediyesi önderliğinde turistik tesislerin de katılımıyla sahil temizliği yapıldı.
13 kilometrelik Kızılot sahillerinin deniz kaplumbağalarının Türkiye’deki 17 üreme alanı içerisinde 3. önemli sahil olduğuna dikkat çeken Kızılot Belediye Başkanı Mustafa Keçer, yumurtadan çıkacak yavruların yaşatılmasının büyük önem taşıdığını, başta çocuklar olmak üzere beldede yaşayanlara kaplumbağalara yönelik koruma bilinci aşılanması gerektiğini, bu yönde çalışma yaptıklarını söyledi.
Turistik tesislerin de Caretta Carettalar’ın korunması ve çevre bilinci oluşması konusunda kendilerine her desteği verdiğini belirten Keçer, şöyle konuştu: “Kızılot’un 13 kilometrelik bir kıyı şeridi var, hepsi birikimsel kıyı olup kumsallardan ibarettir. Deniz kumu, rüzgar kumuyla karışık çok güzel bir doğal ortam oluşturuyor. Burası Türkiye’nin üçüncü büyüklükte Caretta Caretta üreme alanı. Biz bu canlıların bilim dünyasında yerini biliyoruz ancak halkımızın da, turizmcilerimizin de bunu bilmesini arzuluyoruz. Carettaların turizmi önleyici bir engel değil turizmi teşvik eden bir canlı organizma olduğunu kabul etmek zorundayız.”
Üreme döneminin Mayıs ayında başlayıp Eylül ayı sonuna kadar devam ettiğini anlatan Keçer, sözlerini şöyle tamamladı: “Otellerimizin çok şiddetli ışıklardan vazgeçmesi hatta dalga boyları onların gözlerini almayacak şekilde ışıklandırılarak bunların yakamoza doğru yönlenmelerini sağlamamız gerekiyor. Bizim otellerimizde bazı şiddetli ışıkları azaltmak için önüne bez koyarak veya başka yöntemle engellemeler yapıyoruz.”
Kızılot Belediyesi işletmesine ait ulaşım ve iletişim bilgileri
Kızılot Belediyesi telefon numarası: 0242 748 23 00
Crystal Admiral Resort Otel
Mart 13, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot Otelleri

CRYSTAL OTELS ADMİRAL , ULTRA HERŞEY DAHİL, Sabah, öğle, akşam açık büfe yemekler.24 saat yerli alkollü ve alkolsüz içecekler ücretsiz.Bazı yabancı içecekler 10:00-23:00 arası ücretsiz, tüm yabancı içkiler 23:00-10:00 arası ücretlidir. A la carte restoranlar rezervasyonlu ve ücretli. 01-00-07:00 Gece sandviç çeşitleri 10:00-11:00 Geç kahvaltı 11:30-17:00 Snack ikram 17:00-18:00 Beş çayı ( pasta, kurabiye, kek ) 23:30-01:00 Geç snack 23.00-02.00 Disco (Discoda konsept dışındaki tüm alkollü ve alkolsüz içecekler ücretlidir)
CRYSTAL OTELS ADMİRAL Erişim Bilgileri
Adres : Side/ Kızılot Manavgat / / ANTALYA
Denize Uzaklık : 50 m
Merkeze Uzaklık : 15 km
Havalimanına Uzaklık : 80 km
Riva Costa Holiday Club
Mart 13, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot Otelleri
Otel İsmi : Riva Costa Holiday Club
Kategori : 5 Yıldız
Kapasite : 260 Oda, 614 Yatak
Adres : Kızılot Mevkii
Bölge : Antalya / Manavgat / Kızılot Mevkii
Kızılot Köyü ve Beldesi Tarihi
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Kızılot Köyü Beldesi

Bu günkü Kızılot’un Mısırlar mahallesi Kızılot’tan çok eski bir köy olup, nüfus kaydında ayrı bir muhtarlık olarak görülür.Mısırlar mahallesinin tarihi Alaeddin Keykubat devrine dayanır.Kızılot tarihi Gebecelilerle başlasada asıl yerleşme Moğollar soyundan Horasan Türklerinden olan ve ilk Senire yerleşen Senir ağalarının baskısına dayanamayıpgüneye inen Abdullah ağa ile başlar.Abdullah ağa Kızılot’a gelince Gebecelilerin mal ve mülklerine el koyarak Kızılot havalisini eline geçirmiştir.
Abdullah Ağanın Hacı, Mustafa, Feyzullah ve Mehmet adlarında dört erkek çocuğu vardır.Bunlardan Feyzullah Hacıobası’ndan bir kız alarak oraya yerleşir. Hacı Mustafa ‘Paşagölü’ denilen Karacalar Köyü civarındaki çiftliğe yerleşir.Mehmet ağa ise Kızılot’ta kalır.
Abdullah Ağadan sonra Senir’den gelen Latif Ağa bu günkü Hacıobası’nın bir durumundadır.Devecibaşı, Budak Çavuş, Suntur ailesinin dedeleridir.
Kızılot ‘un Araplar ailesinin tarihçeside Mısır’dan Latif Beye getirilen Fatma adında bir küçük arap kızla , Çenger’de bulunan yine Mısır’dan gelip yerleşmiş bir tayfa olan Kara Ali adında bir arapla evlenmesiyle çoğalmıştır.Bu evlilikten Menekşe, Mehmet, Ahmet ve Hayrullah adlarında dört çocukları dünyaya gelir.Bu günkü Araplar ailesi bu dört kardeşten çoğalmıştır. Kızılot Manavgat / ANTALYA
Caretta Caretta
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori caretta caretta

Nesli tükenmekte olan Caretta Caretta’ların Türkiye’deki yuvalama alanlarından birisi de Kızılot sahilidir.
Coğrafi Yayılışı
Caretta Caretta Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu’nun ılıman ve subtropikal sularındaki estuarin, lagün, koy ve denizlerin kıyıya yakın kesimlerinde dağılım gösterir.
C.C.’lar Atlantik Okyanusu’nda Arjantin’den Nova Scotia’ya kadar bulunur.Kuzey Amerika’daki en büyük popülasyonu Kuzey Carolina’dan Florida kıyılarına kadar olan adalarda bulunur. Bu C.C.’ler kışları Bahama Adaları’na göç ederler. Kuzey Amerika’daki diğer küçük popülasyonlar ise Texas kıyılarında bulunur.
C.C.’ların en büyük yuvalama alanları Umman’ın Masirah Adası’dır. Akdeniz’deki önemli yuvalama alanları Yunanistan ve Türkiye sahillerindedir. Bunlara oranla çok daha düşük ancak önemli bir popülasyona ise Kıbrıs’ta rastlanmaktadır. Tunus’ta yuvalama çok nadir, İsrail’de ise daha da azdır. Zaman zaman Campedusa (İtalya), Sicilya ve hatta Sardunya’da da yuvalama olmaktadır. Mısır ve Libya için ise veriler yetersizdir. Türkiye’de ki yuvalama alanları; Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kumluca, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur ve Göksu Deltası’dır.
Fiziksel Özellikleri
Ergin bireylerde karapaks (sırt kabuğu) oval şekilli ve arkaya doğru daralmış 70–75 cm boyunda ve 50–55 cm genişliğindedir (Türkiye için). Boş oldukça büyük ve üçgenimsidir. Ancak bu büyük beyinleri olduğunu göstermez; aksine bu boşluk çeneleri kapsayan kaslar tarafından kullanılır. C.C.’ların iki alt–türü (sub–species) vardır. Bunlardan C.C. gigas Pasifik ve Hint Okyanusu’nda bulunur. Genel renklenme dorsalde kırmızımsı kahverengi, ventralde kremsi sarı şeklindedir. Diğer deniz kaplumbağalarından sağlam bir kabuk, gözleri ile burun delikleri arasında kalmış iki çift prefrontal plak (bazı bireylerde bu plakların ortasında beşinci bir plak olabilir), karapaksta beş çift kotsal plak, plastronda keropakla bağlantılı ve geniş üç çift inframarjinal plak, her bir üyede iki tırnak ve tipik olarak kahverengimsi–kırmızı renklenme gibi özelliklerle farklılaşır.
Beslenme Alışkanlıkları
Yavru ve genç C.C. bireyleri, yüzeyde akıntı çizgilerinde toplanan makroplanktonik av üzerinde beslenir. Ergin bireyler özellikle yumuşakçalar üzerinden beslenen karnivorlardır. Etoburdurlar ve sünger, deniz anası, at nalı yengeçler ve istiridye yerler. Kurbanlarının sert kabuklarını kolayca parçalayabilmelerini sağlayan çok güçlü çeneleri vardır. Geniş bir kafa, oldukça gelişmiş çene kasları ve kuvvetli gaga, sert kabuklu avlarını parçalayabilmek için meydana gelmiş adaptasyonlardır.
Biyo–Ekolojileri
C.C.’lar ayrı eşeylidir ve eşeysel dimorfizm erginlerde görülür. Eşeyler arasındaki büyüklük dimorfizmi hakkında çelişkili bilgiler mevcuttur. Ancak ergin erkekler dişilerden daha uzun kuyruğa ve geriye doğru kıvrılmış tırnaklara sahiptir. Yavru, genç ve ergin öncesi bireylerde eşey ayrımı yapılamaz.
Caldwel (1962) ve Uchida (1967)’ya göre esaret altında yetiştirilen C.C.’nın eşeysel olgunluğa ulaşması 6–7 yıl olarak tahmin edilmektedir. Serbest olarak doğada yaşayan bireyler içinse eşeysel olgunluk yaşı; Mendonca (1981)’ya göre 10–15 yıl, Zug (1983)’e göre 14–19 yıl, Frazer (1983)’e göre 22 yıl, Frazer ve Ehrhart (1985)’a göre sırtındaki eğrilerden edinilen bilgilerle 12–30 yıl olarak tahmin edilmektedir.
Üreme
C.C’lar kabukları 50 cm’yi geçmeden cinsel olgunluğa erişirler. Diametre cinsinden 40–42 mm olan yumurtalar med zamanı bırakılır. Yumurtalar kirletilmemiş ve iyi süzülmüş kumullardaki ya da otlu bitki örtülerindeki yuvalara bırakılır. Dişi kıyıya gelir ve gelgitin oluşturduğu yükseltiye tırmanıp orada durur, daha sonra sığ bir çukur açmak için burnunu toprağa sürter. Çukur kazılıp yumurtalar çukura bırakılınca, kaplumbağa arka ayağının tırnaklarıyla yuvayı kumla örter. Kuluçkaya yatma 31–65 gün arası sürer. Genellikle yuva başına 120 yumurta vardır ve dişi 13 günlük aralarla kuluçkaya yatar. Dişi kıyıdaki yuvaya sadece bahar ve yazları geceleyin gelir. Dişi genellikle her yıl mevsim başına 3–4 kere yuva yapar. Yuvadaki yavrular genellikle bu zamanlarda yumurtadan çıkar ve yavrular yaşamlarındaki tek karasal yaşamı bırakıp hep birlikte çabucak denize giderler.
Günlük Aktiviteleri
C.C.’ların olağan bir gününün beslenme ve dinlenme ile geçtiği bilinmektedir. Kuluçka sezonunda güneydoğu ABD’de yapılan araştırmalar C.C.’ların yuva bulunan kumsal, kıyıdaki resifler ve diğer kayalıklarda düzenli davranışlar sergilediğini göstermiştir. Çiftleşme ve /veya beslenmenin bu bölgelerde gerleşleştirildiği tahmin edilmektedir. Kuluçka dönemi dışında, kaplumbağalar yüzlerce, hatta binlerce mil öteye göç edebilmektedir. C.C.’lar derin sularda yüzeydeyken ya da kıyı yakınlarındaki sularda dipte uyuyabilmektedir. Birçok dalgıç kayalıklarda kaya altında uyuyan kaplumbağa görmüştür. Yumurtadan yeni çıkan kaplumbağaların ise tipik olarak yüzeyde süzülerek uyudukları ve bu sırada ön ayaklarının sırtlarının üstüne doğru kıvrıldığı kaydedilmiştir.
Kur Yapma ve Çiftleşme
C.C.’ların çiftleşmesi yuvalama başlangıcından birkaç hafta önce yuvalama plajı yakınları veya özel toplanma alanlarında meydana gelebilir. Birbirlerine sıkıca sarılmış çiftler çoğunlukla yüzeyde görünmekle birlikte su altında birleşmeler de rapor edilmiştir.
C.C.’lar için kur yapma ve çiftleşme dişinin ilk yumurtlama döneminden önceki kısıtlı bir zamanda gerçekleştiğine inanılmaktadır. Daha sonra yalnızca dişiler kıyıya gelir, erkekler karayı terk edince bir daha asla geri dönmez çiftleşme mevsiminde erkekler bir dişinin kafasına burnunu sürterek ya da boynunun arkasını hafifçe ısırarak ve paletlerini dikerek kur yaparlar. Eğer dişi kaçmazsa, erkek ön paletlerindeki tırnakların yardımıyla dişinin kabuğunun üstüne çıkar. Daha sonra çiftleşmek için kuyruğunu dişinin kabuğunun altına sokar.
Genellikle dişilerin çiftleşmesinin gerçekleştiği kumsalda kuluçkaya yattığı ve erkeğin asıldığı kabuğundaki tırnak izlerinin kanayabildiği gözlemlenmiştir. Çiftleşme su yüzeyi ya da altında gerçekleşebilir. Bazen erkeklerin aynı dişi için kavga ettiği gözlemlenebilmektedir. C.C.’ların çiftleşmelerini gözlemleyenler hem erkeklerin, hem de dişilerin agresif bir tutum sergilediğini gözlemlemiştir. Dişi yumurtlama döneminden önce bir çok erkek ile birlikte olup birkaç ay için sperm biriktirebilir. Nihayetinde yumurtalarını bıraktığında bunlar bir çok erkek tarafından döllenmiş olur. Bu davranış popülasyonda genetik çeşitliliğin devamını sağlamaya yardımcı olur.
Yuva Yapma, Kuluçkalama ve Dağılım
C.C.’ların neden bazı kumsallara yuva yapıp diğerlerine yapmadığı bilinmemektedir. Florida’da binlerce yuva varken, kuzeydeki tıpa tıp kumsallarda çok az kaplumbağa vardır. Bu yuva dağılımı yüzyıllar önce var olan ısı, kumsal görünümü ya da saldırının az olması gibi tercih nedenlerinin durumunu ortaya koyabilir. Bugün, insanlar C.C.’ların yuva yaptığı yerlere etki etmektedir.sahilde dalma, deniz koyları, suni aydınlatma ve beslenmenin oluşturduğu kumsal erozyonu bir zamanların taze ve temiz kumsallarını etkilemektedir. Bu durumun gelecek yuvaları da etkileyeceği kesindir. C.C.’ların nasıl, nerede ve ne zaman yuva yaptığını daha iyi anladıkça, yuva habitatları daha iyi korunmuş olacak.
Kumsal Seçimi
Çoğu dişi genellikle her seferinde daha önce yuva yaptıkları kumsala geri dönmektedir. Sadece aynı kumsalda görünmekle kalmayıp, daha önceki yuvalarının çok yakınlarına yuva yaparlar.
Yuva Yapma Davranışları
Sadece dişiler yuva yapar ve bunu genellikle geceleri yaparlar. Dişi okyanustan çıkar ve ara sıra duraksayarak yuva yapacağı yere doğru ilerler. Bazen okyanustan çıkacak, ancak bilinmeyen nedenlerle yuva yapmayacaktır. Buna “sahte çıkış” denir ve bu bazen doğal olarak, bazen ise kumsaldaki suni aydınlatma veya insanların varlığından kaynaklanmaktadır. Bazı türlerin bireylerinin sadece bir kere, bazılarının ondan daha fazla yapmasına rağmen çoğu dişi yuva yapma mevsiminde en az iki kere yuva yapar.
Yuvayı İnşa Etmek
Yuvalama sezonu genellikle Kuzey yarım kürede Mayıs–Ağustos, güney yarım kürede ise Ekim–Mart ayları arasındadır. Yumurtlama genellikle gece meydana gelir. Nadiren günüz yumurtlama da görülür. Yumurtlamak için kıyıya gelen dişi zaman zaman başını kaldırır ve kumsalı gözetler. Dişi bu dönemde dışarıdan gelecek uyarılara karşı çok hassastır ve rahatsız edildiğinde geri döner. Daha sonra kumsala doğru tırmanan dişi yumurtlayabileceği bir alan aramaya başlar. Bazı durumlarda yuvalamadan veya denize dönmeden önce önemli mesafeleri kat edebilir, karapakslarını gizleyebilecekleri sığ ve geri tarafta daha derin olan bir gövde çukuru açabilirler. Ön üyeler yuva açma olayında pek görev yapmazken arka üyeler karşılıklı iş görür.
Yumurta Bırakma ve Gömme
Yumurta oyuğu açılınca, dişi kaplumbağa yumurtaları bırakmaya başlar. Yumurta bırakma sırasında salgılanan mukusla birlikte aynı anda iki–üç yumurta bırakılır. Bu yuva yaklaşık 80–120 yuva alır. C.C. yumurtaları genellikle küresel, beyaz, mukusla kaplı ve ping–pong topu büyüklüğündedir (yaklaşık 40 mm çapında ve 40 gr ağırlığında). Yumurtalar arasında küçük oval şekilli veya ikili yumurtalara da rastlanabilir. C.C. yumurtaları esnektir ve deliğe düşerken kırılmazlar. Bu esneklik hem dişiye hem de yuvaya daha fazla yumurta sığmasını sağlar. Yuva yapan C.C.’ların ağladıkları görülür, ancak bu sadece vücudun salgıladığı salgının atılmasıdır. Birçok insan yumurta bırakan kaplumbağanın transa geçtiniği ve rahatsız edilmemesi gerektiğini düşünür. Bu tamamen doğru değildir. Bir C.C.’nın yumurta bırakırken yuvayı terk etmesi pek olası değildir, ancak bazıları rahatsız edilir ya da kendilerini tehlikede hissederlerse bunu etkileyebilir. Bu sebeple, bu işlem sırasında C.C.’lar rahatsız edilmemelidir. Yumurtaların hepsi bırakıldıktan sonra, dişi arka üyeleriyle ana çukuru kapatır ve yuvayı düzler. Kumu farklı taraflara da atarak yumurtaların avcılar tarafından bulunmasını engellemeye çalışır. Yuva kapandıktan sonra, kaplumbağa denize yönelir ve bir sonraki yuva yapma ya da göç zamanına kadar dinlenir. Dişi yuvayı bir kez terk etimi tekrar geri dönmez.
Kuluçka
C.C.’ların kuluçkalama süresi yaklaşık 45–60 gündür. Ancak embriyoların gelişme hızını etkileyen kum sıcaklığı bunu kısaltabilir ya da uzatabilir. Serin kumların erkek, sıcak kumların dişi üretme eğilimi vardır.
Yuvayı Terk Etme
Yuvadan anneleri tarafından çıkarılan timsahların aksine, C.C.’lar yuvadan kendi başına çıkmak zorundadır. Yumurtayı kırmak için yavrular, “caruncle” adı verilen geçici, sivri yumurta dişlerini kullanırlar. Bu diş yuvadan çıktıktan hemen sonra düşer. Yavrular, yumurta kabuklarını kırdıktan sonra karapakslarının düzelmesi için yuva içinde 26 saate kadar hareketsiz kalırlar, yuvayı terk etme ise yumurtadan çıktıktan 1–7 gün (ortalama 2,5 gün) sonra yavruların birbirlerine yardımıyla yüzeye doğru tırmanma şeklinde gerçekleşir. Yavrular yuvadan havanın serin olduğu geceleri ya da yağmur fırtınaları sırasında çıkmayı tercih ederler. Bunun nedeni bu havalarda kum sıcaklığının düşüklüğüdür. Yuvadaki bütün yavrular aynı zamanda yuvadan çıkmayabilir, bu durumda takip eden gecelerde gruplar halinde yavru çıkışı devam eder. Yuvadan çıkan yavrular ufuk aydınlığını kullanarak denize doğru yönelirler. Bu sırada kumsal gerisinde bulunan herhangi bir ışık kaynağı, yavruların yönlerini şaşırmalarına ve bu nedenle ölümlerine neden olabilir. Eğer hemen denize ulaşmazlarsa, güneşte kalmaktan, su kaybından, ya da yengeçler, tilkiler, köpekler, rakunlar yakın balıkları ve köpek balıkları gibi nedenlerle öleceklerdir.
Denize ulaşan yavrular “yüzme çılgınlığı” denen ve yaklaşık 20 saat süren bir dönemde durmaksızın yüzerler. Ancak yavru C.C. için o kadar çok tehlike vardır ki her 1000 yavrudan ancak biri gençliğe kadar hayatta kalabilir. Doğal ortam yaşayan C.C. lar için belgelenmiş ömür uzunluğu tahmini yoktur. Ancak ergin dişilerin üretimsel hayat süreleri 32 yıl, eşeysel olgunluğa ulaşma süresi 15–30 yıl olarak tahmin edilmiştir. Bu şartlarda maksimum ömür uzunluğunun 47–62 yıl olabileceği belirtilmiştir.
Göç ve Yön Duyguları
Göç: Deniz kaplumbağalarının beslenme alanından, yuva yaptıkları alana olan yüzlerce binlerce millik göçü hayvanlar aleminin en dikkate değer özelliklerindendir. Erişkin dişilerin kendi doğdukları bölgeye yuva yapmak için dönmeleri bu özelliği daha da çekici yapar. Deniz kaplumbağalarının nasıl ve nereye göç ettikleri onlarca yıldır bilim adamlarının odaklandığı bir noktadır. Elde edilecek bilgiler türlerin korunma stratejileri için çok büyük önem taşımaktadır. Bugün biliyoruz ki, deniz kaplumbağaları yaşamları boyu sürecek bu göçe yuvadan ilk çıkışlarıyla başlarlar.
İlk kritik 48 saat içinde yavru kumsaldan okyanusa yürümek ve orada kendine avcılardan korunup yiyecek bulabileceği bir yer bulmalıdır. Atlantik ve Caribbean’da bir çok yavru körfez akıntılarına kapılır. Burada genç kaplumbağalar yeterli bir besin kaynağı ve az sayıda avcı bulurlar. Yıllarca Atlantik etrafında yüzüp durduktan sonra, bu genç kaplumbağalar kıyı kenarındaki sığ sulara dönecek kadar büyümüşlerdir.
“Tüm Floride loggerheadlerinin birkaç yıllarını kıyı yakını habitatlarda beslenip büyüyerek geçirirler. Ergenliğe ve cinsel olgunluğa erişir erişmez, bir iki beslenme alanına göç ettikleri bilinir. Ergen kaplumbağaların üreme mevsimi hariç ömürleri boyunca kalacakları yer bu ilk beslenme alanıdır. Çiftleşme ve yuva yapma dönemine gelindiğinde hem dişi hem de erkek yuva yapılan kumsallara doğru göçe başlar. Bu olağan güç hayatları boyunca sürecektir.
Yön: Açık okyanuslarda deniz kaplumbağaları güçü akıntılara maruz kalırlar, kısıtlı bir görüş açıları vardır; kafalarını suyun üstüne yalnızca birkaç santim çıkartabilir. Bu kısıtlamalara rağmen, deniz kaplumbağaları aynı yuva yapılan kumsalı bulmak için uzun mesafelere göç ederler. Bunu nasıl yaptıkları hayvanlar aleminin en gizemli sorularından biridir ve buna cevap bulabilmek bir çok araştırmacının odak noktası olmuştur. Umut verici yeni bir teori kaplumbağaların dünyanın manyetik alanının açı ve yoğunluğunu bulabildiğini iddia eder. Bu iki özelliği kullanarak kaplumbağa istediği yere gitmesini sağlayacak olan bulunduğu yerin enlem ve boylamını bulabilmektedir. Daha önceki araştırmalar da deniz kaplumbağalarının manyetik alanı belirleme yeteneğinin var olduğunu ispatlamıştır.
Göç incelemeleri:
Deniz kaplumbağalarının göçebe doğaları, onları anlama ve korumayı zorlaştırmaktadır. Özellikle kaplumbağaları kendi habitatları içinde korumak için, bu habitatların nerelerde olduğunu, kaplumbağaların orada nasıl davrandığını ve hangi yönlere doğru göç ettiğini bilmemiz gerekir. Bir çok araştırma yuva yerlerinde yapılmıştır ve bunun çok mantıklı sebepleri vardır. Araştırmacılar için bu bölgeler daha kolayca ulaşılabilirdir, ayrıca yeni deniz kaplumbağalarının üremesi soyun devamı için çok önemlidir. Koruma çalışmaları da en kolay yuva bulunan kumsallarda yönetilmektedir. Ancak, hayat döngüleri içinde deniz kaplumbağalarının gittiği bölgelerden, en az zaman harcananı yuva yapılan kumsallardır. Bir deniz kaplumbağasının hayatının % 90’ından fazlası suda–beslenerek, çiftleşerek, göç ederek ve kimse izlemediğinde deniz kaplumbağaları ne yaparsa onu yaparak geçer. Sonuç olarak, korumacılar için en büyük tehlikenin olduğu bölge en çok sorunla karşılaşılan okyanuslardır.
Yaşamları boyunca onları tam olarak koruyabilmemiz için, kaplumbağaların göçebe motiflerinin ve sudaki davranışlarının tam olarak bilinmesi gerekir. Deniz kaplumbağalarının nereye gittiklerini belirlemek için bir çok metot uygulanır. Bunların en basitlerinden biri yuva yapmaya kumsala geldiğinde ayaklarından birine küçük, zararsız bir metal parçası takmaktır. Her parça kodlanmış bir numaraya sahiptir ve insanlara bulunduğu taktirde geri gönderilmesi için gerekli olan bir adres vardır. İnsanlar bu kimliği geri döndüklerinde, küçük bir ödül kazanırlar ve bu şekilde kaplumbağaların bulundukları, uğradıkları yerler bulunmuş olur.
Populasyon:
C. caretta’nın erkekleri hakkındaki bilgilerine azlığından dolayı populasyonlarının cinsiyet oranı tam olarak bilinmemektedir. Populasyonların yaş ve boyut kompozisyonları hakkında da kapsamlı bir bilgi yoktur. Ayrıca Henwood (1987), populasyonda kompozisyonların her sezonda değiştiğini ve böylece populasyonun büyüklüğü hakkında bilgi edinmenin karmaşık hale geldiğini belirtmiştir. Populasyon yapısı ve cinsiyet oranı hakkındaki eksik bilgiler ve deniz kaplumbağalarının yaşadığı biyolojik populasyonun sınırlarının tam olarak bilinmemesinden dolayı, populasyon bolluğu ve yoğunluğu hakkında tahmin yapabilmek zorlaşmaktadır. Bununla birlikte yuvalama kumsallarına gelen dişilerin direk sayımı veya yuva sayılarıyla ilgili bazı tahminler yapılmaktadır. C. caretta’nın üretkenlik organlarına etki eden faktörler bölgesel olarak değişkenlik göstermektedir ve populasyon içinde önemli oranlarda varyasyonlar söz konusudur. Bu varyasyonlar, belirli sahillerdeki üretkenlik durumunun belirlenmesini engeller. Aşırı yağmurlar, rüzgar erozyonu, dalga erozyonu ve sıcaklık gibi baskın genel çevresel faktörler üretkenliği etkiler. Yumurtlama sahillerindeki insanların varlığı, ziyaretçilerin olması ve çevredeki ışık kaynakları yuvalama yapmak için kumsala çıkmış dişileri rahatsız ederek denize dönmelerine neden olabilir. C. caretta yavruları, kum yengeçleri, köpek balıkları, predatör kemikli balıklar ile tilki, köpek, rukan gibi memelilere yem olmaktadır. Çeşitli kuşlar da gündüz saatlerinde yavruları avlarlar. Hastalık, şiddetli açlık ve soğuk sersemliği de ölümlere sebep olabilmektedir. Ancak belirli populasyonlar üzerindeki etkileri bilinmemektedir. Katran, yağ artığı ve plastik atıklarının yutulmasından ölümler meydana gelebilmektedir. Genç ergin öncesi ve ergin bireyler ise özellikle köpek balıkları tarafından avlanırlar. Ayrıca bu gruplar, katran veya plastik yutarak ölebilir veya yaralanabilirler. Ayrıca bot çarpmaları bilinçli avlanmalar ve çeşitli ağlara takılmalar da ölüme neden olan diğer faktörlerdir. C. caretta Avustralya, Güney Afrika ve ABD’de korunmaktadır. Balıkçılık endüstrisinin öncelikli avı olmasa da görüldükleri yerde avlanırlar. İnsanların çoğu iddia edilen beğenilmemiş tadından dolayı etini yemezler. Ancak Hindistan, Madagaskar ve Mozambik kıyılarında yaşayan insanlar tarafından hala tüketilmektedir. Her ne kadar C. caretta’nın eti, kabuğu ve derisi Cheloma mydas, Eretmochelys imbricata, Lepidchelys kempii ve Lepidochelys olivacea’ya göre değerli olmasa da yumurtaları dünyanın bir çok yerinde tüketilir. Mozambik, Madagaskar ve Umman kıyı şeritlerinde olduğu gibi C. caretta yumurtalarının protein amaçlı kullanılması, populasyonlarının gerilemesine neden olmuştur.
Çoğunlukla ılık ve subtropikal bölgelerde yuvaladıklarından, C. caretta’nın üreme habitatları ve kışlama alanları arasında göç ettikleri sanılır, erkek göçleri hakkında ise çok az şey bilinmektedir. C.Caretta’nın grup göçü bilinmemektedir. Yıl boyunca açık deniz sularında kalabilirler. Florida’da bazı bireylerin, dipleri çamurlu kanallara girdikleri belirlenmiştir. Bazı populasyonlar ise yıl boyunca yuvalama kumsallarının yakınında yaşarlar ve yuvalama dönemleri arasında çatlak ve delikleri mesken edinebilirler. C. caretta’nın klasik anlamda “sürüler” oluşturduğuna dair herhangi bir gösterge yoktur. Bununla beraber, denizde ya da yuvalama kumsallarının yakınında lokal yoğunlaşmalar oluşturabilirler (Dodd, 1988).
Koruma ve Yönetim
C. caretta’nın da içinde bulunduğu deniz kaplumbağaları, bu türlerin durumları ve önemi kavrandıkça yakalanmalarını ve satışlarını yasaklayan, habitatlarının korunmasını da sağlayacak kanunlarla korunmaya çalışılmıştır. C. caretta, Uluslararası Tehlike Altındaki Türler Kongresinde (CITES) Ek 1’de listelenmiştir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir çok ülke bu antlaşmayı imzalamıştır. Bu listede yar alan türlerin herhangi bir şekilde gelir amaçlı satışı yasaklanmıştır. Göç eden türler konferansı hazırlıklarında uluslararası korumanın şart olduğu Ek 2 listesinde yer almışlardır. Her ne kadar bazı düzenleyici kanunlarla koruma altına alınmış olsalar da bazı bölgelerdeki yetersiz veya isteksiz güvenlik güçleri ve ülkelerin ekonomik seviyelerindeki farklılıklar C. caretta ve diğer deniz kaplumbağalarının korunmasında yeterli olmamakta ve tedbirlerin uygulanmasını güçleştirmektedir. C. caretta’nın neslini devam ettirebilmesi için bütün önemli yuvalama, beslenme, göç ve kışlama habitatlarının üzerinde önemle durulması ve biyolojik verilere dayalı korumalarının uygulanması zorunlu olmuştur. Deniz kaplumbağalarının korunması için farklı bölgelerde, farklı koruma ve yönetim alternatifleri uygulanmaktadır. C. caretta’nın derisi ve kabuğu için fazla talep yoktur ve bu nedenle uluslararası ticareti de çok iyi değildir. Yumurta ve eti ise genellikle lokal olarak tüketilmektedir. CITES uygulamaları uluslararası ticareti engellemede başarılı olabilecektir. Uluslararası ticaret, yasalar tarafından değişik derecelerde başarıyla durdurulmuştur. Örneğin, ABD ve Avustralya’da yumurta tüketimi bu sayede durmuştur. Fakat kaçak avlanma devam etmektedir. Koruma kanunlarının olmadığı bölgelerde ise kanunların çıkarılması ve uygulanması türün devamlılığı için zorunlu görünmektedir. Dişilerin üretkenlikteki önemi ve yumurtlama anlarında çok hassas olmaları nedeniyle plaja gelen dişilerin rahatsız edilmemeleri gerekmektedir. Bu, yumurtlama mevsiminde insan aktivitesinin en aza indirilmesi ve yavruların yollarını bulabilmeleri için yapay ışıklandırmaların minimuma çekilmesiyle gerçekleşebilir. Yuvalar ve dişiler sahillere giren araçlardan korunmalıdır. Çünkü bunlar kumu sıkıştırabilir veya yavruların içinden çıkamayacakları izler bırakabilirler. Ayrıca bu araçların gece kullanılması da dişilerin bu sahillere gelmesini engelleyebilir. Plaj temizlemede kullanılan ağır mekanize temizleme araçları, yumurtlama mevsiminde yumurtlama plajlarında kullanılmamalı veya zarar vermeyecek boyutlarda işletilmelidir. Yumurtalar üzerindeki kaçak avcılığın, predosyonun ve erozyonun yüksek oldu bölgelerde yeni yapılanmış yuvalar, korunmuş kuluçkalıklara taşınabilir buralarda acilen yuvalara tekrar gömülür ya da nemli plaj kumu ile doldurulmuş kutularda inkübasyona bırakılabilir. Bu tip uygulamaların yaratacağı durumlarda, yöntemin taşıdığı bazı risklerden dolayı dikkatli planlama yapılması ve yürütülmesi zorunluluğu vardır. Deniz kaplumbağalarının korunmasında kullanılan bir başka metot da yavruları ilk dönemlerinde yüksek olan predasyonlardan korunabilecekleri büyüklüğe kadar ulaştırmaktadır. Konu ile ilgili araştırmacılar tarafından habitat korunmasından sonra bu metodun kullanılması gerektiği savunulmaktadır. Bu yöntem özellikle Chelonie mydas, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii populasyonlarını arttırmak için dünyanın değişik yerlerinde kullanılmıştır. Yavru kaplumbağaların korunması için, yavru kaplumbağalar üzerindeki predasyonun azaltılması, plaj ışıklandırmalarından kaynaklanan yanlış yönelmelerin önlenmesi, kirleticilerin ve besin olarak nitelendirebilecekleri plastiklerin denize ulaşmasının engellenmesi gerekmektedir. Balıkçılıkta kullanılan ağlarla rasgele yakalanmaların ve ölümlerin yüksek olduğu bölgelerde “Kaplumbağa Dışlayıcı Aygıt (TED)”ların kullanılması balıkçılıktan kaynaklanan ölümleri azaltacak bir yöndemdir. Bu yöntem özellikle ABD’de balıkçılıktan kaynaklanan ölümlerin yüksek olduğu bölgelerde kullanılmış, ergin ve ergin öncesi kaplumbağaların kurtulmasını sağlamıştır.
Kaplumbağa yaşamını tehdit eden faktörler:
Deniz kaplumbağaları yaşamlarının büyük bölümünü denizde geçirmekle birlikte, nesillerini devam ettirebilmek için üreme kumsallarına son derece bağımlı olan canlılardır. Bu tip kumsalların insan eliyle farklı amaçlar için işgal edilmesi ( turizm amaçlı faaliyetler, kum alımı, otlatma, tarım için kumsalların toprak ile örtülmesi vs. ) ve artık Türkiye , Yunanistan ve Kıbrıs gibi birkaç ülkede sınırlı kalması bu bölgelere yumurta bırakan kaplumbağaların nasıl yavaş yavaş yok olmaya mahkum edildiklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, deniz ortamında gerek ergin, gerekse yavrularını trol vb. ağlarla balıkçılar tarafından tesadüfi yakalanmaları da kaplumbağa yaşamını tehdit eden önemli bir sorundur.
Çözüm ve Öneriler:
• • • Yüksek yuva yoğunluğuna sahip üreme kumsallarını olumsuz yönde etkileyecek yatırımlardan kaçınılmalıdır.
• • • Gerek turizm amaçlı gerekse bu amaç dışı yapılanmalarda, özellikle deniz kaplumbağası üreme mevsimi olan Mayıs-Ekim aylarında aydınlatma ve gürültü ile ilgili tedbirlere önem verilmelidir. ( Karayolları aydınlatması, çadır ve karavan kampingleri, otel, ev vb. )
• • • Kumsallarda, doğal yapıyı bozucu her türlü kum ve çakıl alımı önlenmelidir.
• • • Üreme kumsallarına büfe, restoran vs. sabit tesisler kurulmamalıdır.
• • • Gece kumsallar insanlar tarafından kullanılmamalı, araba, motor, bisiklet vs. araçların üreme kumsallarına girmesi engellenmelidir.
• • • Plaj şemsiyeleri toprağa gömülmeyen türden olup yumurtlama bandının gerisinde kullanılmalıdır.
Deniz Kaplumbağalarının Korunması İçin Gerçekleştirilen Çalışmalar
Ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler (Bern, Barselona Sözleşmeleri) çerçevesinde nesli tehlikede olan ve Türkiye sahillerini üreme alanı olarak kullanan deniz kaplumbağalarının korunması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaçla, Bakanlığımız koordinatörlüğünde ilgili Bakanlıklar, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlardan oluşan “ Deniz Kaplumbağaları İzleme-Değerlendirme Komisyonu ” kurulmuştur. İzleme-Değerlendirme Komisyonu Akdeniz’ de önemli deniz kaplumbağası üreme alanı olarak belirlenmiş 17 alanda ( Ekincik, Dalyan, Fethiye-Çalış, Dalaman, Patara, Kale (Demre), Kumluca, Tekirova, Kızılot, Belek, Gazipaşa, Demirtaş, Göksu Deltası, Kazanlı, Anamur, Akyatan, Samandağ ) incelemelerde bulunarak, sorunları tespit etmekte ve bu sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar gerçekleştirmektedir.
KAYNAKÇA:
1- Sınıflandırma, coğrafi dağılışı, fiziksel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, üreme, davranış özellikleri, habitatı:
• • http://animaldiversity.ummz.umich.edu/accounts/caretta/c._caretta$narrative.html
2- Biyo-Ekolojileri, populasyonu:
• • http://www.strt.hacettepe.edu.tr/turtle/tr_2.html
3- Kaplumbağa yaşamını tehdit eden faktörler, Çözüm ve Öneriler, Deniz Kaplumbağalarının Korunması İçin Gerçekleştirilen Çalışmalar
Side Antik Kenti
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Side Antik Kenti

Side Antik Kenti
Eşsiz bir işçiliği olan antik kentte iki ana cadde var. Bu caddeler antik çağın sütunlu caddelerine iyi birer örnek. Kent kapısını geçtikten sonra yassı taşlarla döşeli alan, caddelerin başlangıç yeri. Bu caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların hemen arkasında da dükkanlar bulunuyor.Surun dışında, kent kapısının karşısında Anadolu’nun en büyük tarihi çeşmesi nymphaeum var. Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri bulunuyor. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılıyor. Bu yapı, boyutları 100×100 m. olan agora. Kentin pazar yeri olan agora da portiklerle çevrili ve üç yanında dükkanlar yer alıyor. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili gymnasium var. Kuzey- güney doğrultusundaki ana caddede Roma Dönemi’nde yapılan kemerli bir yapı bulunuyor.
Side’nin surların dışında kalan alanda geniş mezarlıklar bulunuyor. Bunlar içinde en önemlisi Batı Negropolü. Tapınaklar ve su kemerleri de antik kentin önemli yapıları arasında. Tapınaklardan en önemlileri Athena, Apollon ve Men tapınakları. Apollon Tapınağı Athena Tapınağı ile birlikte Bizans bazilikasının avlusu içinde kalmış. Korinth düzeninde ve peripteros planlı tapınak, Roma Devrinden kalma. 150 yılına tarihlendiriliyor.
Surlar ve kapılar
Antik devirlerdeki tüm kentler gibi Side’nin etrafı da surlarla çevriliydi. Surlar kenti kara ve denizden kuşattıkları için kara ve deniz surları olarak ikiye ayrılıyorlar. Deniz surları büyük ölçüde tahrip olmuş. Konglomera (çakıl taşından yapılmış) bloklar kullanılarak yapılan bu surlar, Roma devrinde savunmanın önemini yitirmesiyle yıkılmış, Geç Roma döneminde ise devşirme malzeme ve kireç harcı ile yeniden onarılmış. Kara surları, doğuda toprakla örtülü olanlar dışında hemen hemen sağlam durumda.
Düzgün bir şekilde işlenmiş konglemera bloklardan harçsız olarak yapılmış olan bu surların üzerinde değişik şekillerde on üç tane kule bulunuyor. Kara surları üzerinde iki büyük kapı bulunuyor. Bunlardan ilki kara yolunun asfaltlanması sırasında büyük ölçüde tahrip edilen Büyük Kapı. Hellenistik devirde yapılan kapı, aynı zamanda şehrin ana kapısı. İkinci büyük kapı şehrin doğusunda yer aldığı için Doğu Kapısı diye adlandırılmış. Bu kapıda Büyük Kapı gibi Hellenistik devirde konglemera bloklar kullanılarak yapılmış. Zamanla kumul altında kalan kapı, ancak on bin metreküp kumul kaldırıldıktan sonra ortaya çıkarılabilmiş.
Side Tiyatrosu
20.000 seyirci alabilecek büyüklükte olan Side Tiyatrosu’nun mimarlık tarihi açısından önemi; diğer Roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil, kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olması. Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanı. Seyirci bölümü bir diazoma ile iki kata ayrılmış. Orkestra yarım daireyi aşan bir kavis şeklinde. Geç İmparatorluk Devrinde gladyatör yarışları ve hayvan mücadelelerinin yapıldığı arena olarak kullanılan tiyatro, Bizans Devrinde açık hava kilisesi olarak kullanılmış.
Side Su Yolları
Roma Devrinde yapılmış. Su kemerleri ve tünellerin büyük bir bölümü günümüze kadar gelebilmiş.

Side Manavgat Antalya Tarihçesi
“Side” adı Anadolu dilinde “Nar” anlamına gelmektedir. Bu özellik ve belgede bulunan bazı yazıtlardan elde edilen bilgiler Side tarihinin Hititlere kadar uzandığını göstermektedir. Fakat Anadolunun en eski yerleşim birimlerinden biri olan Side’nin M.Ö. 7. yüzyıldan önce kurulduğu da söylenmektedir. Anadolu tarihleri içerisinde Side, diğer Pamphylia kentleriyle aynı aşamaları geçirmiştir. Yunanlılar M.Ö. 7. yüzyıl göçler sırasında Side’ye gelmişlerdir. Eldeki yazıtlara göre M.Ö. 3. yüzyıla değin de kente özgü bir dil konuşmuşlardır. Hala tam olarak çözülemeyen bu dil Hint-Avrupa dillerindendir. Side M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında Lidyalıların, M.Ö. 547-546′da da Persler’in egemenliğine girmiştir. Pers yönetiminde gelişen kent. İ.Ö. 334′ de İskender’e teslim olunmuştur.İskender’in ölümünden sonra Antigonus’un (323-304). Ptolemaioslar’ın (301-215). M.Ö. 215′ten sonrada Suriye Krallığı’nın denetimi altına girmiştir. M.Ö. 2. yüzyılda Ptolemaioslar’ın güçlü savaş ve ticaret filoları sayesinde en parlak dönemini yaşayan kent, bu sürede imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilmiştir. M.Ö. 188′de Apameia Barışı ile Bergama Krallığı’na bırakılan Side, Doğu Pamfilya bölgesiyle birlikte bağımsızlığını korumuş, büyük ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur. M.Ö. 78′den sonra Roma egemenliğinde bulunan kent, İ.S. 2. ve 3. yüzyıllarda bölgenin ticaret merkezi oldu. Özellikle köle ticaretinin sağladığı zengin ve parlak bir dönem yaşandı. 2. yüzyıl boyunca bir bilim ve kültür merkeziydi. Suriye krallarından VII. Antiokhos, tahta geçmeden önce burada eğitim gördü. Kral olduğu zaman (M.Ö. 138) Sidetes adını aldı. Bu devre kadar başta Athena ve Apollon olmak üzere Afrodit, Ares, Asklepios ,Hegeia, Kharitler, Demeter, Dionisos, Hermes gibi birçok tanrıya inanıp tapan Side’liler İ.S. 4. yüzyılda hristiyanlaşmaya başlamışlardır. Side, İ.S. 5. yüzyılda Pamfilya Metropolisi ( Piskoposluk Merkezi ) olunca, 5. ve 6. yy’da en parlak devrini yaşamıştır. Bu gelişim 7. 9. yy’lar arasında Arap akınları ile son bulmuştur. Kazılar sırasında büyük bir yangın ve çok sayıda deprem izlerine rastlanmıştır. Arap istilası, doğal afetler kentin terk edilmesine yol açmıştır. 12. yüzyılda Arap coğrafyacısı Idrisi burayı ölü bir kent olarak göstermekte ve Yanmış Antalya olarak tanımlamaktadır. İdrisi’ye göre 1150′ye doğru kent halkı Side’den göç etmiş, XII.yy’da Side tümüyle boşaltılmıştır. 13. yüzyılda Selçuklular’ın 14. yüzyılda ise Hamitoğulları Beyliği ve Tekelioğulları’nın egemenliği altına giren Side’de bu devirlerde yerleşim olmamıştır. 15. yy’da kesin olarak Türk topraklarına katılmıştır. Ancak ne Osmanlılar nede Selçuklular Side’de oturmadıklarından, yarımada üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanmaz. 1895 yılında, yarımadanın uç kısmına bir köy kurularak Girit Adası’ndan gelen göçmenler buraya yerleştirilmişlerdir. Bugünkü köyün çekirdeğini oluşturan küçük köy zamanla tüm yarımadayı kaplamıştır. Antik yapılarıyla kendine özgü mimarisiyle, köy evlerinin bir arada bulunması sonradan “Selimiye” adını alan Side’nin turizme açılmasında büyük rol oynamıştır. Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir.
Side Harıtası Side Ulaşım
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Side Haritası


Side ye gitmek için farklı seçenekleriniz var. Bunlar hava yolu dur. Yalnızca sideye gitmek için uçak biletlerinizi önceden almanız sizlerin yararına olacaktır. Bunun dışında bulunduğunuz kara yolu var.Bu da kara yolunu sevenler için harikadır.Side ye kara yolcuğu yapanlar pek çok yeri görme avantajına sahiptir. Otobüs seferleri her zaman bulabilirsiniz.Eğer özel aracınızla gidecekseniz istediğiniz yerde durup oranın keyfini çıkarabilirsiniz.
Side de bulunan Rent a car servisleri her zaman mevcut. Bunlar birlikte side turlarına katılıp tur firmalarının sizler için ayarlamış olduğı yerleri uygun fiyatlarla görebiliri gezebilirsiniz.
Son olarak ta deniz seferleri var. Bu konu hakkında Geniş bilgi daha sonra sitemizde yayınlanacak.
Side Star Otel
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Side Oteller

Side Star Park Otel Side star ailesinin ikinci Hoteli olan Side star park 2005 yılının nisan ayında hizmete girmiştir.
5 yıldızlı otel hizmeti ve konforuna sahib hotel denize 150 mt mesafededir.
228 oda 580 yatak kapasitesi ve en önemlisi güler yüzlü servis anlayışı ile kısa sürede misafirlerin gönlünde yer alan bir oteldir.
Side merkezine tarihi yarım adasına sadece 10 dakika yürüş meafesindedir.
ince kumlu ve sığ plajı Mavi Bayrak ile uluslar arasıödüle layıkgörülmüştür.
Herşey dahil konaklama hizmeti sunan Side Star Otel 12 ay hizmet vermektedir.
iletişim bilgileri: Selimiye Mahallesi 07330 Side/ Manavgat Antalya
Telefon:+90 242 753 33 00 Fax: +90 242 753 56 09
Manavgat Kültür Merkezi
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Manavgat Kültür Merkezi

Manavgat Belediyesi Gençlik Merkezi 24 Ekim 2009 Cumartesi günü düzenlenecek muhteşem bir açılış töreniyle hizmete girecek. Açılış sonrasında gençliğin en sevdiği gruplardan biri olan Yeni Türkü sahne alacak. Başkan Sözen, “Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize verdiğimiz sözü tutmanın gururunu yaşıyorum” dedi.
2 aydır inşaatı süren Manavgat Belediyesi Gençlik Merkezi 24 Ekim 2009 Cumartesi günü düzenlenecek muhteşem bir törenle hizmete girecek. Gençlik Merkezi’nin açılış töreni sonrasında Türk gençliğinin en sevdiği gruplardan birisi olan Yeni Türkü sahne alarak Manavgatlılara müzik ziyafeti verecek.
Yöneticiliğini Manavgat Belediyesi Gençlik Merkezi Doğa Sporları Kulübü (MADOSK) Başkanı Ayhan Rüzgar’ın yapacağı Gençlik Merkezi’ndeki etkinlikler hem gençlere hem de yetişkinlere açık olacak. Merkezde tiyatro ve drama, pop gitar, klasik gitar, bateri, fotoğrafçılık, resim-ebru, bağlama, halk oyunları, jimnastik, step-aerobik, tango, tenis, satranç, sinema ve meditasyon dallarındaki kurslara şimdiden ilginin büyük olduğu ve ön kayıtlara şimdiden başlandığı açıklandı.
Kültür Merkezi gibi
Manavgat Belediye Başkanlığı’nın alt katında yer alan ve yaklaşık 750 metrekarelik toplam kapalı alana sahip olan gençlik merkezinde 55 metrekarelik ses yalıtımlı müzik stüdyosu, 70 metrekarelik resim heykel ve sanat atölyesi, 95 metrekarelik çok amaçlı dans ve halk oyunlarının sergilenebileceği salon, 55 metrekarelik Türk Halk müziği eğitim salonu, 170 kişi izleyici kapasitesine sahip 175 metrekarelik tiyatro ve sinema salonu, 150 metrekarelik fuaye ve kafeterya ve soyunma odaları, kulis ve idari ofis bölümleri yer alacak. Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in seçim kitapçığında yer alan projelerinden birisi olan Gençlik Merkezi’nin açılış töreni Saat.14.00′de başlayacak. Manavgat protokolünün yer alacağı açılış töreninden sonra, Yeni Türkü grubu sahne alarak beğeni toplayan albümlerinden parçalar seslendirecek. Manavgat’ta bir ilk olan gençlik merkezinin açılacak olması, kentte büyük heyecan yaratırken, Başkan Sözen de gençlere verdiği sözü tutmanın gururunu yaşıyor.
Sözen herkesi açılışa davet etti
Başkan Şükrü Sözen, “Yetişme çağındaki gençlerimizin maddi, kültürel, sosyal ihtiyaçlarını olabildiğince gidermek, Cumhuriyetimizin temel ilkeleri doğrultusunda sağlıklı gelişmelerine yardımcı olmak amacıyla Gençlik Merkezi kuracağımızı daha önce defalarca paylaşmıştık. Donanımlı, verimli, sağlıklı gençlerin geleceğimizin teminatı olduğu bilinciyle onlara her zaman uygun koşulları sağlamak için çalışıyoruz. Belediye Başkanlığı alt katını gençlik merkezine dönüştürme fikri ise geleceğe yönelik atılmış önemli bir adımdır. Gençlerimiz burada konusunda uzman eğitimcilerimizden müzikten tiyatroya, spordan sanata, danstan folklora kadar her alanda eğitim alabilecekler. Bu şekilde gençlerimizin zamanlarını kahve ve oyun salonlarında geçirmelerini önlemiş olacağız. Ayrıca gençlerimizle her türlü paylaşımda da bulunma imkânımız olacak. Gençlik merkezimizin faaliyetlerine şimdiden başladığını duymak ise beni çok sevindiriyor. Açılış törenimize tüm Manavgat halkımız ve özellikle gençlerimiz davetlidir” diye konuştu.
Manavgat Belediyesi
Manavgat Belediye Başkanı: Şükrü Sözen
Washington Resort & Spa Otel
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Manavgat Otelleri
Antalya Manavgat Karacalar mevkiinde yer alan Washington Resort, Side’ye 18 km, Manavgat a 20 km, Antalya havaalanına ise 60 km uzaklıkta bulunmaktadır. 2000 yılında yaklaşık 30.000 m²’lik alana kurulan 5 yıldızlı Washington Resort, denize sıfır konumdadır.
Washington Resort & SPA da ; 290 standart, 8 suite, 3 aile odası, 4 engelli odası, olmak üzere toplam 305 oda ve 750 yatak kapasitesi ile her şey dahil konseptinde hizmet veren Washington Resort, 150 m lik özel çakıl taşlı kum sahil, ve mavi bayraklı plaj ile konuklarını ağırlamaktadır.
Her türlü konfor düşünülerek dizayn edilmiş odaların büyük çoğunluğu deniz manzaralı olup odalar, balkon, kablolu ve uydu bağlantılı televizyon, müzik yayını, minibar, emanet kasası, merkezi sistem klima, direkt hatlı telefon, elektronik kilit sistemi, yangın alarmı, uyandırma servisi, 24 saat oda servisi, banyoda telefon, tuvalet ve küvetli banyo ile saç kurutma makinası özelliklerine sahiptir.
Misafirlerin rahat bir tatil geçirmelerini amaçlayan Washington Resort, Sağlık Odası ve Doktor, Kuaför, Emanet kasası, Fotoğraf servisi, fax, fotokopi, çocuk bakıcısı, Kablosuz Ağ Bağlantısı, Kurumsal internet bağlantısı, çamaşır ve ütü servisi , jeneratör, kuru temizleme, Engelliler İçin Servisler, Market ve otopark gibi bir çok konforu bünyesinde bulundurmaktadır.
Sabah, öğle ve akşam yemekleri ile, yerli içeceklerin limitsiz olarak verildiği Washington Resort Otel hem açık hem de kapalı alana sahip ana restaurant, kahvaltı salonu, konaklama süresince 1 defaya mahsus ücretsiz olarak kullanılabilen A’lacarte restoran, pastane, Lobi bar, Snack bar, İtalian Restaurant, Osmanlı Restaurant, Havuz Bar, Disco Bar ve Deniz Ürünleri nin sunulduğu restaurant ile misafirlerine hizmet vermektedir.
Manavgat Washington Resort da açık ve kapalı havuz, çocuk havuzu, 2 adet su kaydırağı, Aquapark, çocuk kulübü, oyun alanı, güzellik merkezi, fitness center, masaj, jakuzi, hamam, sauna, aerobik, solaryum, teniz kortu, voleybol, mini futbol, basketbol, masa tenisi, okçuluk, havalı tüfek, bilardo, Squash, bisiklet, dart, su sporları, su kayağı, deniz paraşütü, jet-ski, ringo, banana, açık-kapalı disko, gündüz ve gece animasyon gösterileri sunulmaktadır.
Manavgat Sinemaları
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Manavgat Sinemalari

Manavgat Sinemasindan Güzel Bir Resim.. Manavgat Kültür Sinemaları.
Manavgat Şelalesi
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Manavgat Şelalesi, Tanıtım

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Bulunan Manavgat Şelales,sinden Güzel Bir Resim..
Dünyaca Ünlü Manavgat Şelalesi Özellikle Yaz Aylarında Manavgat Turizmine Büyük Katkı Sağlıyor ve Yerli Yabancı Tüm Turistlerin ilgi Odağı Oluyor.
AK Parti,den Manavgat çıkarması
Mart 9, 2010 Yazan admin
Katagori Manavgat Manşet Haberleri
AK Parti İl Başkanı Hüseyin Samani, Manavgat ve beldelerini ziyaret ederek, Ak Partili belediyelerin çalışmalarını yerinde inceledi. İlçenin ve beldelerin sorunları hakkında bilgi aldı.
AK Parti İl Başkanı Samani, il başkan yardımcıları Ayhan Ateş, Nezihe Yoldan Tezcan, ilçe koordinatörü Mehmet Karasan, Kadın Kolları Başkanı Gökçen Enç ve Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı İsmet Senekçi ile birlikte Manavgat ilçesini ve beldelerini ziyaret etti.
Özlenen tablo
Ilıca beldesinde Terrace Otel’de, Manavgat İlçe Başkanı Nejat Tığlı ve yönetim kurulu üyeleri, belde belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclis üyeleri ile kahvaltıda bir araya gelen İl Başkanı Samani, “Bu tablo diğer ilçelerimiz ve beldelerimizde görmek istediğimiz, özlenen bir tablo. Teşkilatlarımız olarak bu birlik ve beraberliğimizi koruyup, güçlendirmeliyiz” dedi.
Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi
Kahvaltıda konuşan İl Başkanı Samani, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ve Demokratik Açılım süreciyle ilgili bazı bilgiler verdi. Projenin, yaklaşık 30 yıl önce başlayan ve her geçen gün büyüyen sorunların çözümü için samimiyet ve gayretle yürütülen bir çalışma olduğunu belirten Samani, “Bu süreçte hükümet, başbakan, bakanlar geldi geçti. Terör sorunun çözümü için bugüne kadar samimi bir adım atılmadı. On binlerce şehit verdik, anaların yüreği yandı. Ama bir türlü çözüme ulaşmayan yöntemlerde ısrar edildi. Hükümetimiz, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile samimi bir şekilde bu meseleyi çözüme kavuşturuyor. İçeride ve dışarıda iyi ilişkilerle bu mesele çözüme kavuşacak. Önceden, 3 tarafı denizle, 4 tarafı düşmanla çevrilmiş ülkemizde bugün sınır komşularımız ile sıfır problemli ilişkiler tesis edildi. Suriye ile aramızdaki tel örgüler kaldırıldı, vizesiz geçişler başladı. Elbette bunların olumlu yansımaları oluyor, olmaya devam edecek” dedi.
Analar ağlamasın
Samani sözlerini şöyle sürdürdü; “Buradaki arkadaşlarımızın da erkek çocukları var. Onlar askerlik çağına geldiğinde sizin de yüreğiniz çarpacak, düşüneceksiniz. Bakın, Türkiye’de binlerce dernek vardır. Hemşehri derneklerinden, Kanarya Sevenler Derneği’ne kadar.. Bu dernekler hep üye sayısı artırmak isterler. Ancak, bir dernek vardır ki, bu derneğin üye sayısının artmasını hiç istemeyiz. Şehit Aileleri Derneği’nin üye sayısının artmasını istemiyoruz. Onun için terörün minimize edilmesi için çaba sarfediyoruz. Tabiki bu sadece silahlı mücadele ile olmuyor. Çünkü, 30 yıldır aynı yöntem deneniyor. Bir arpa boyu mesafe yol alınmadı. Hükümetimiz tarafından samimiyetle ve çözüm için gayretle sürdürülen Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi sayesinde dış ülkeler artık verilen istihbarat bilgilerine itibar ediyor. Geçtiğimiz günlerde bu istihbari bilgiler sayesinde Belçika’da PKK’nın üst düzey iki yöneticisi yakalandı. Umuyoruz ki bir süre sonra terör örgütü minimize hale getirilecek ve yok edilecek”
Demokratikleşme tarafıyız
Son günlerde süren bazı davalar ile ilgili olarak AK Parti’nin ve hükümetin eleştirildiğini belirten Samani, “Bugün başlayan ve sürdürülen bazı davalar var. Bunlar tamamen hukuksal konular. Ancak, bazı kesimler, özellikle muhalefet bizi bu hukuksal konularla ilgili olarak eleştiriyor. Partimizle ilgisi yoktur. Ancak, partimizin ve hükümetin bu davalarla ilgili olarak ortaya koyduğu bir duruş vardır. ‘Gerçekler neyse ortaya çıksın, yargı ve hukuk bunlarla ilgili gerekeni yapsın, yürütme olarak hükümet de bu doğrultuda üstüne düşeni yapar. Demokratikleşmenin önü açılsın..’ Partimizin ve hükümetimizin genel anlamda düşüncesi ve izlediği yol budur. Yani demokratikleşmeden yana tarafız. Gerçeklerin ortaya çıkmasından yana tarafız. Bugün partide bir görevimiz olmasa da, bu doğrultuda, yani demokratikleşmeden yana taraf olmalıyız. Zira, bu davalar halkımız tarafından dikkatle izlenmekte ve süreç olumlu bulunmaktadır” diye konuştu.
Side’nin güzellikleri ortaya çıkıyor
İl Başkanı Samani beraberindekilerle Ilıca beldesinde belediye çalışmalarını inceledi. Ilıca Belediye Başkanı Rafet Ünal, beldenin alt yapısı çalışmalarının tamamen bittiğini, planlamaların yapıldığını, modern bir görünüme kavuştuğunu söyledi. Ilıca beldesine yapılan ziyaretin ardından Ak Parti heyeti, Side beldesine hareket etti. Side Belediye Başkanı Abdulkadir Uçar, Ak Parti heyetine belediye tarafından sahil şeridinde başlatılan 4 kilometrelik sahil düzenleme projesi kapsamında yürütülen çalışmaları yerinde gösterip, proje hakkında bilgiler verdi. Side Belediyesi tarafından hayata geçirilen bu projeyle kanalizasyon sorunu çözülüyor, temiz su sağlanıyor, yağmur suyu drenajı çözüme kavuşturuluyor. Kıyı bandındaki çirkin görüntüler kaldırılarak, Side’nin güzel çehresi ortaya çıkarılıyor. Side halkının denize istediği zaman, kolayca ulaşabileceği bir sahil bandı oluşturuluyor. Meydan, cadde ve kaldırım düzenlemeleri ile Side’nin güzellikleri göz önüne seriliyor.
Ak Parti’nin hizmet anlayışı
Manavgat’ta ilçe yöneticileri ve meclis üyeleri ile birlikte esnaf ziyareti yapan AK Partililer, esnaflarla konuşup, sohbet ettiler. Esnaf ziyaretinin ardından Evrenseki beldesine hareket eden heyet, Evrenseki Belediye Başkanı Recep Barut ile birlikte çalışmaları yerinde inceledi. Manavgat İlçe Başkanı Nejat Tığlı tarafından yapılan program çerçevesinde ilçe ve beldeleri ziyaret eden AK Parti İl Başkanı Hüseyin Samani, “Manavgat’ın CHP’li belediye başkanı daha taş üstüne taş koymamışken, AK Partili belde belediyelerin, ilçe ve il belediyelerinin bile yapmakta zorlandığı projeleri bir an önce hayata geçirmek için gayret gösterdiklerini görmek gerçekten çok güzel. İşte AK Parti’nin hizmet anlayışı budur” dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İlçe Başkanı Nejat Tığlı, bu ziyaretlerin sürmesini istedi. AK Parti heyeti akşam saatlerinde Manavgat’tan ayrıldı.
Serra Palace Hotel
IBEROTEL SERRA PALACE Devamini Oku






